Çok yavaş sandığımız bu canlı, tehlike anında inanılmaz taktikler üretebiliyor.
Beyaz bir tubül (tüp) salgılayan bazı türleri avını şok ederek hareketsiz hale getirebiliyor. Bir başka korunma ya da saldırı özelliği ise, midelerini anüslerinden çıkartabilmeleri.
Bu sayede avını ya da av durumundayken düşmanını zehirli bir sıvı ile başbaşa bırakabiliyor. Ancak burda ölüm vuruşu gibi bir şey yapıyor Deniz hıyarı.
Bu zehirli sıvı bir akvaryum dolusu balığı öldürecekte güçte iken aynı zamandan da kendisini de öldürebiliyor.
Geldik en önemli özelliğine;
Her yanında bulunan yakalama kollajeni sayesinde istediği zaman sıvıya dönüşebiliyor.
Kollajen’den kısaca bahsedersek; lif, kemik, kıkırdak ve eklemleri oluşturan bir protein türü.
Korunmak adına bir balon gibi şişen türleride mevcut.
İşte bu yakalama kollajeni sayesinde Deniz hıyarı istediği zaman kendini sıvı hale dönüştürebiliyor. Deniz hıyarı bu teknik sayesinde normalde geçemeyeceği alanlardan örneğin bir kayanın içinden bu özellik sayesinde sıvıya dönüşerek geçebiliyor.
Bence mükemmel bir özellik. Daha ne olabilir diye düşünüyorum. Aynı zamanda sıvıya dönüştükten sonra tekrar eski halini alabiliyor.
Normalde bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz bu görüntüleri denizin altında, savunma ya da yaşama iç güdüsü olarak gündelik kullanabilen bir canlının olduğunu bilmek gerçekten ürkütücü.
Deniz Patlıcanı Toplamak Neden Yasak?
Deniz patlıcanı toplanması ülkemiz sularında yasaktır. Deniz patlıcanları daha çok uzak doğu ülkelerinden rabet görmekte ve kozmetik, tıb ve yemek sektöründe kullanılmakta. Peki hantal görünümlü bu canlıları avlamak neden yasaktır ve deniz patlıcanları ne işe yarar diyorsanız beklenmedik bir cevap sizleri bekliyor olacaktır. Deniz patlıcanları denizlerin filitresi gibi çalışırlar. Bir deniz patlıcanı yılda 150 ton kumu filitre ederek temizleyebilmektedir. Özellike sularımızın kirlediğindi, son dönemlerde denizler için kurtarıcı olabilecek bir canlı diyebilir deniz patlıcanı için. Tam bir doğa harikası diyebileceğimiz bu canlı için hassasiyet göstermek denizlerimizin geleceği için büyük önem taşımaktadır.